Uluslararasılaşma: Evde mi alırsınız, paket mi yaptıralım?

Türkçeye “Evde uluslararasılaşma” diye çevirilmiş bu kavram, Avurpa’da “Internationalization at Home”, Amerika’da ise kampüs üniversitelerinin varlığı sebebiyle “Campus Internationalization” olarak kullanılmaktadır. 2000’lerin başında ilk olarak ortaya çıkan bu kavram, 2013 yılından itibaren Avrupa Komisyonu vizyonuna da eklenmiştir.

Tanımı

Evde uluslararasılaşmanın en yaygın ve güncel tanımı şu şekildedir:

«Internationalization at Home is the purposeful integration of international and intercultural dimensions into the formal & informal curriculum  for all students within domestic learning environments»[1]

Bu tanımda dikkat etmek gereken en önemli nokta, uluslararası unsurları rastgele dahil etme değil, kasıtlı ve planlı olarak uygulama gerekliliğidir. Yani uluslararasılaşmanın diğer alanlarında olduğu gibi burada da planlı bir yaklaşım gerekmektedir. Bunun yanı sıra sadece uluslararası değil; kültürlerarası beceriler de evde uluslararasılaşmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Aşağıda da ayrıntıları belirtileceği gibi “ev” ve “uluslararasılaşma” yan yana biraz alakasız gibi dursalar da; kültürlerarası beceriler eklendiğinde çok daha anlamlı bir hal almaktadır. Tanımda dikkat edilmesi gereken diğer önemli konular ise uluslararasılaşmanın sadece hareketliliğe katılmış öğrencilere değil, üniversitenin tüm öğrencilerine ulaşması; hem resmi hem de resmi olmayan müfredatı kapsaması ve öğrencilerin kendi öğrenme ortamlarında gerçekleşmesi gerekliliğidir.

Neden gerek duyuldu?

Evde uluslararasılaşma kavramına neden gereksinim duyulduğu iki farklı bakış açısıyla anlatılabilir. İlk olarak “Avrupa Komisyonu’nun öğrencilerin %10’u hareketliliğe katılacak hedefi” başarısız oldu. Bildiğiniz gibi hareketlilik sayılarında öğrencilerinin %10’u bu programdan yararlanan üniversite sayısı oldukça az. Böylece, hareketliliğe katılan öğrenciler azınlıkta kaldı.

“Uluslararasılaşmayı nasıl yaygınlaştırabiliriz? “Hareketliliğe katılmayan çoğunluğun kültürlerarası ve uluslararası deneyim kazanması için ne yapacağız?” “Bu öğrencilerin diğer ülkeler ve diğer kültürlerdeki insanlar hakkında daha iyi bir anlayış geliştirmelerini ve küresel toplumda çok kültürlü hayata adapte olmalarını nasıl sağlayacağız?” “Onlar gidemiyorsa, biz dünyayı onlara nasıl getireceğiz?” sorularından hareketle evde uluslararasılaşma kavramı yaygınlaşmaya başladı.

İkinci olarak ise küresel ve neo-liberal politikaların etkisiyle, iş bulabilme rekabeti ve uluslararası deneyime ihtiyaç arttı. Bu nedenle, öğrencilerin ve paydaşların talebi de uluslararası imkanları fazla olan üniversiteleri tercih etme yönünde olmaya başladı. Özellikle vakıf üniversitelerinde çalışan meslektaşlarım bilirler, tercih dönemlerinde uluslararasılaşma başvuran öğrencilerin önemli bir sorusu haline geldi.  Bunun yanı sıra, üniversiteler de kurumsal uluslararası bir profil çizme ve uluslararası öğrenci çekme yarışı içine girdiler ve evde uluslararasılaşma bunun için önemli bir araç haline geldi.

Evde uluslararasılaşmayı nasıl sağlayacağız?

Aslında pek çok şey söylenebilir ama temel olarak üç maddede özetlemek mümkün:

Resmi müfredatta uluslararasılaşma

Resmi müfredat, öğrencilerin, öğrenim gördükleri program kapsamında almak zorunda oldukları sıralı, planlı dersler, aktiviteler ve deneyimlerdir. Resmi müfredatın uluslararasılaşması için temel öneriler ders içeriklerine uluslararası ve kültürlerarası boyutların entegre edilmesi, uluslararası içerikli programların oluşturulması (international business gibi), kültürlerarası becerileri geliştirecek öğrenme ve öğretme ortamlarının oluşturulması, yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi, bölge çalışmalarının arttırılması vb. girişimlerdir. Bunun gerçekleşmesi için kesinlikle bu konuda deneyimli akademisyenlere ihtiyacımız var.

Resmi olmayan müfredatta uluslararasılaşma

Resmi olmayan müfredat, üniversite tarafından düzenlenen, ancak resmi müfredatın parçası olmayan ve öğrencilerin not almadığı ama yeni bir şeyler öğrenebildiği çeşitli destek hizmetleri, sosyal aktivitelerdir. Bunun sağlanabilmesi için kampüste uluslararası bir ortam yaratılması, uluslararası öğrencilerin ve öğretim üyelerinin üniversite yaşamına entegre edilmesi, tüm öğrencilerine etkileşimde bulunabileceği sosyal ortamlar yaratılması gibi girişimler gerçekleştirilebilir. Bunu gerçekleştirebilmek için bu konuda becerileri gelişmiş idari personele ve uluslararası ofis çalışanlarının bu konuda vizyon sahibi olmasına ihtiyacımız var.

Yönetim düzeyinde benimseme

Üst yönetim düzeyinde kurumsal politikanın ve stratejik hedeflerin belirlenmesi; uluslararası ofislerin yönetimdeki yapılarının bunu uygulayacak şekilde güçlendirilmesi çok önemlidir. Bunu gerçekleştirebilmek için uluslararasılaşma konusuna öncelik veren üniversite yöneticilerine ve liderlerine ihtiyacımız var.

Önündeki engeller nedir?

Fikir olarak uygulaması kolay görünse de, uygulamada ortaya çıkan bir çok engel bulunmaktadır.

  • Bu konuda politika geliştirmek için üst yönetim başta olmak üzere, tüm paydaşların bir araya gelmesi ve kurumsal bir vizyon belirlenmesi süreci oldukça zordur. Kurumsal vizyon olmadığında, dekanlık veya bölüm başkanlığı düzeyinde keyfi uygulamalar nedeniyle sekteye uğramaktadır.
  • Resmi müfredat değişikliklerine birçok üniversite yönetimi ve akademisyen yanaşmamaktadır. Oysa müfredatın uluslararasılaşması konusunda akademisyenlerin desteği olmadan gerçekleştirmek mümkün değildir. “İyi mühendis/doktor/öğretmen olması için alması gereken dersler belli, kültürlerarası iletişim dersi de neymiş” diyen dirençli akademisyenler mücadele etmek gerekmektedirJ
  • Bazı üniversiteler sadece derslerin dilini İngilizce yaparak evde uluslararasılaşmayı sağladıklarını iddia etmektedir ancak öğrenim çıktıları uluslararasılaşmadıkça, amaca ulaşılmış sayılamaz.
  • Uygulamak isteyen, fikri benimseyen ancak kültürlerarası iletişim kuracak eğitime ve beceriye sahip olmayan akademisyenler ve idari personel bulunmaktadır.
  • Evde değil hareketliliğe katılmasına rağmen hala başka kültürlere önyargıyla bakan, kültürlerarası iletişim becerileri geliştiremeyen öğrenci ve personel bulunmaktadır. Kültürlerarası iletişim becerileri geliştirebilseler bile üniversitelerine döndüklerine deneyim ve bilgi paylaşımı oldukça kısıtlıdır.

Bu engelleri aşmak için neler yapılabilir?

  • Üniversiteler üstü politika geliştirme

Yüksek Öğretim Kurulu tarafından bununla ilgili çalışmalar yapılması ve strateji geliştirilmesi ve fon sağlanması oldukça önemlidir. Her fırsatta gelen öğrenci sayısını arttırmak isteyen üniversite üstü kuruluşlar, kendi üniversitelerimiz yerel kaldıkça gelen öğrenci sayısının da kendiliğinden artmayacağını kabul etmeliler.

«Internationalization at home» is very much a matter for the individual higher education institution. However, a university does not exist in a vacuum. The extent to which it can hope to internationalize itself is therefore also influenced by forces which originate from outside of its walls»[2]

  • Üniversitelerde politika geliştirilmesi

Üniversitelerin bu konu ile ilgili açık bir vizyon belirlemesi –  KURUMSAL POLİTİKA oluşturulması çok önemlidir. Stratejik planda görünürlüğünü sağlamak çok önemlidir ve daha önemlisi tüm paydaşların bu stratejiden haberdar olması çok önemlidir. Bu stratejiyi başarıyla yürüten Avrupa üniversitelerinden örnek almak iyi bir yöntem olabilir.

  • İşbölümü ve işbirliği

Üst yönetim politika geliştirmekten, gündemi belirleme ve uygulamadan; akademik personel öğrenme ve öğretme süreçlerinin uluslarasılaştırılmasından; idari personel ve uluslararası ofis ise uluslararası öğrencilerin ve personelin ihtiyaçları doğrultusunda destek servislerinin sağlanmasından sorumlu olmalıdır. Ancak bu iş bölümü ile başarılı bir sonuç elde edilebilir.

  • Kültürlerarası iletişim becerileri

Bizim hem uluslararası ilişkiler ve yabancı kültürler hakkında doğru bilgi veren derslere, hem de öğrencilerimizi başka kültürlerden insanlarla çalışmaya, onları anlamaya hatta onlarla empati kurmaya motive etmemiz ve bundan korkmamalarını sağlamamız gerekiyor. Tek-kültür bakış açısıyla eğitim almış insanlar eğitim almadan bunu başaramayabilirler. Bu nedenle, öğrencilere, akademik ve idari personele «kültürlerarası iletişim» gibi eğitimler verilmesi gerekmektedir.

  • Dil eğitimi

Dil eğitimi denince iki boyutlu düşünmek gerekmektedir. İngilizce sunulan ders sayısının artması hem gelen öğrencilerin akademik deneyimini iyileştirebilir hem de yerel öğrencilerin akademik dil becerilerini geliştirebilir. Öğrencilerin dil becerisi kazanması evde uluslararasılaşmadan da daha fazla fayda sağlamasını sağlayacaktır. Ancak akademik olmayan ortamlarda da dil kullanımı evde uluslararasılaşmada çok önemli bir boyuttur. TANDEM gibi müfredat dışı dil etkinlikleri de mutlaka desteklenmelidir.

  • Gelen öğrenciler için sunulan hizmetler

Yukarıda da belirttiğimiz gibi biz üniversitelerimize gelen uluslararası öğrencilere nasıl imkanlar sunuyoruz diye dönüp mutlaka kendimize bir bakmamız gerekiyor. Üniversite içinde tabelalarımız, yönlendirmelerimiz, duyurularımız, afişlerimiz, idari personel ile iletişim gibi bir çok konuda uluslararası öğrencilerin sorun yaşadığını biliyoruz. Evde uluslararasılaşmak istiyorsak, gelen öğrenci ve personel için uygulamalarımızı mutlaka iyileştirmemiz gerekiyor.

  • Deneyim paylaşımı

Hareketliliğe katılan öğrenci ve personel sayısı azınlıkta olsa bile onların edindikleri deneyimi döndüklerinde paylaşmaları için yeterli imkan sunabiliyor muyuz? Giden öğrenciler için yapılan royantasyon toplantılarına davet ediyoruz belki ama hareketlilik için hiç imkanı olmayacak öğrencilere ulaşamıyor bu deneyimler.

  • Akademik yaşam

Şöyle özetleyeyim:

«Although it is very important for an institution to have a well-organised and well-financed system for internationalization in place, it is the lecturer who is the core player in the process»[3]

Yukarıda da söylediğim gibi, evde uluslararasılaşmanın en önemli kısmı resmi müfredatın ve sınıf içi ortamın uluslararasılaşması. Bunun için de şüphesiz akademisyenlere ihtiyacımız var. Anlatılan derslere  başka kültürlerden, başka ülkelerden örnekler eklenmesi, başka ülkelerde yazılmış ders materyalleri eklenmesi, sınıfta uluslararası bir öğrenci varsa onun bir kazanım olarak görülmesi, kendi ülkesinin deneyimlerini paylaşmasına izin verilmesi gibi çok fazla örnek verilebilir. Belki buna olumlu bakan ama nasıl yapacağını bilmeyen akademisyenlerimiz de olabilir, üniversitenin onlar için de bir eğitim programı hazırlaması gerekebilir.

Sonuç olarak, evde uluslararasılaşma çok kolay bir süreç değil, gerçekçi olmamız lazım, somut örnekleri incelemek lazım. Üst yönetimin desteği lazım, akademisyenlerin desteği lazım, uluslararası ofislere daha fazla politika üretip uygulayabilmek için güç vermek lazım. Her üniversiteye uyacak tek bir reçete yok. Elbette her üniversitenin kendi durumunu değerlendirip, kendine uygun stratejileri geliştirmesi lazım.

Öyle hemen olmaz belki ama bir yerinden başlayıp elimizden geleni yapmamız lazım. Artık mezunlarımızın uluslararası bir ortamda çalışma veya uluslararası ortamda bulunma ihtimalleri çok daha fazla. Hareketliliğe katılamayan çoğunluk grubu için neler yapabileceğimizi düşünmemiz lazım. Bu çabalar hem hareketliliğe katılmayan öğrencilerle uluslararası ve kültürlerarası unsurları ulaştırmamızı sağlayabilir hem de gelen öğrencilerin memnuniyetini ve belki de ileride sayısını da arttırabilir.

 

[1] Beelen, J. & Jones, E. (2015). Redefining internationalization at home. In: Curaj A., Matei L., Pricopie R., Salmi J., Scott P. (eds) The European Higher Education Area. Springer, Cham.

[2] Wächter, B. (2000). Internationalization at Home – The Context. In Internationalization at Home: A position paper: European Association for International Education (EAIE): Amsterdam

[3]. Teekens, H. (2000). Teaching and Learning in the international classroom.  In Internationalization at Home: A position paper: European Association for International Education (EAIE): Amsterdam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir